İnfertilite Nedir?

İnfertilite (kısırlık) nedir?
İnfertilite Nedir? - Fulya Tüp BebekGenelde kısırlık bir yıl boyunca, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalamama durumu olarak tanımlanır. Eğer bir yıl veya daha uzun süredir hamile kalmaya çalışıyor ve kalamıyorsanız, uzman bir doktor tarafından kısırlık için muayene edilmeniz uygun olabilir.

20’li yaşlarda sağlıklı bir çift, düzenli korunmasız cinsel ilişkiye girdiğinde aylık hamile kalma şansı % 20 civarındadır. Bu hesaba göre bir yıl içinde her 100 çiftten 85’i hamile kalacaktır.

Ancak 35 yaş ve üzerindeyseniz ve düzenli cinsel ilişki oluyorsa 6 ay bekleme yetrlidir (burada amaç gerekli olduğunda, ileri yaş grubunda, tedaviyi daha fazla geciktirmemektedir). Ayrıca düzensiz adet kanamalarınız (yumurtalama problemi olabilir) veya eşinizin bilinen bir  sorunu varsa, yine muayene için 1 yıl beklememeniz doğru olur.

Dünyada her 7 çiftten 1’i çocuk sahibi olmada sorun yaşamaktadır. Bu süreçte, tedavi için kendinizi güvende ve rahat hissedeceğiniz bir uzman doktor bulmanız çok önemlidir.

Bu süreçte bizi ne bekliyor?

İlgili uzman doktoru seçtikten sonra, siz ve eşiniz  zaman, para, fiziksel ve duygusal enerji gerektirecek testlerden geçeceksiniz. Bu testler öncesi, doktorunuz size birtakım sorular sorup, eğer varsa daha önceki tetkik ve tedavi sonuçlarınızı inceleyecektir.

Geçmişteki tüm kısırlık tedavi sonuçlarınızın muayene esnasında hazır olması, gereksiz yere tekrarlanıp zaman ve para kaybını önleyecektir. Hem sizin, hem eşinizin ilk muayeneye birlikte katılması yararlı olur; çünkü kısırlık tedavisi çiftlerin birlikte yaşaması gereken bir süreç olarak görülmelidir. Bu ilk muayenede, kısırlık teşhis ve tedavi sürecinin ne kadar sorumluluk ve işbirliği gerektirdiğini daha iyi anlayacaksınız.

Değerlendirilmemiz nasıl olacak?

Muayene esnasında uzman doktorunuz size ve eşinize tıbbi geçmişlerinizle ilgili sorular sorup, çocuk sahibi olmada zorluk yaşamanızın olası nedenlerini anlatacaktır. Tipik bir ilk muayenede, doktorunuz adet kanamalarınızın sıklık ve düzenini, ağrınız olup olmadığını, anormal akıntı veya kanamanız olup olmadığını, daha önce herhangi bir pelvik enfeksiyon yaşayıp yaşamadığınızı ve daha önce geçirdiğiniz hastalık ve ameliyatları sorabilir. Daha önce hamile kalıp kalmadığınız, düşük yapıp yapmadığınız, geçmişte kullandığınız doğum kontrol yöntemleri hakkında sorularla karşılabilirsiniz.

Eşinize yönelik sorular ise; genital bölgesinde eski bir yaralanma, daha önce geçirdiği ameliyatlar, eski enfeksiyonlar, alkol ve ilaç kullanımı ve geçirdiği ciddi hastalıkları içerebilir.

Çift olarak ne kadar süredir hamile kalmaya çalıştığınız, ne sıklıkla cinsel ilişkiye girdiğiniz, cinsel ilişki sırasında kayganlaştırıcı sıvılar/jeller kullanıp kullanmadığınız ve ikinizden birinde doğuştan anomali olup olmadığı sorulabilir. Uzman doktorunuz hem sizin, hem eşinizin cinsel geçmişini öğrenmek isteyecektir. Kısır çiftlerin %25’inde birden fazla faktör kısırlığa neden olduğu için, hem sizi, hem eşinizi etkileyen tüm faktörleri anlamak tedavide çok önemlidir.

İlk muayene esnasında, belki aile ve arkadaşlarınızla paylaşmakta güçlük çektiğiniz, kısırlığın yarattığı duygusal stresi uzman doktorunuzla paylaşabilirsiniz. Doktorlar, kısırlık teşhis ve tedavisinde sorulan kişisel soruların ve uygulanan yöntemlerin hastalar için zor olabildiğinin farkındadır. Doktorunuzla kafanıza takılan soru ve endişeleri her zaman paylaşabilmelisiniz.

Kısırlık nedenleri nelerdir?

Gebelik oluşabilmesi için temel olarak kadının yumurtlaması olmalı, spermle yumurtanın bir araya geldiği ve birleştiği tüler açık olmalı ve eşinin spermleri normal olmalıdır.

Kısırlıkla ilgili uygulanacak testleri ve tedavileri anlamada, doğal yolla hamile kalmanın nasıl olduğunu anlamak önemli olabilir. Önce yumurtalığınız yumurta üretir. Bu yumurta Fallop tüpünden geçmelidir. Sperm ise vajinadan geçerek, rahme ulaşır ve oradan Fallop tüpüne gider ve tüpteki yumurtayı döller. Döllenme genelde Fallop tüpünde gerçekleşir. Sonra döllenmiş yumurta, yani embriyo, rahme doğru hareket ederek, rahim duvarına yapışır ve gelişmeye başlar . Bu süreçte yaşanacak herhangi bir sorun kısırlığa yol açar.

 

Kadınlarda kısırlığın en sık görülen nedenleri

Tedavi gerektiren ve en sık görülen nedenler arasında:

  1. Yumurtalıkların (overler) yumurta üretme yetisi: yumurtlamada yaşanan problemler (örnek: polikistik over sendromu) yumurtanın yumurtalıktan salınımında problem yaratabilir. Yumurtalık rezervi azlığı önemli başka bir nedendir.
  2. Fallop tüpünün tıkanıklığı: Tüpte bulunan tıkanıklar yumurtanın spermle buluşmasına engel olabilir.
  3. İleri anne yaşı: anne yaşına bağlı olarak yumurtaların kalitesindeki azalma, hamile kalma oranını azaltabilir
  4. Endometriozis ve diğer yumurtalık kistleri hem yumurta kalitesini, hem tüpleri, hem de rahimiçini olumsuz etkileyerek gebe kalma şansını azaltır.

Erkeklerde kısırlığın en sık görülen nedenleri

Erkeğin sperminin kadının yumurtasını dölleme yetisini belirleyen beş kriter vardır. Bunlar:

  1. Sperm sayısı
  2. Sperm motilitesi (hareketliliği)
  3. Sperm hareket yönü ve kalitesi
  4. Sperm morfolojisi (şekil ve görünümü)
  5. Spermin DNA bütünlüğü

Erkekte kısırlığa yol açan nedenler ise:

  1. Spermin yapısına bağlı (şekil, hareketlilik v.b.) olarak, mevcut yumurtaya ulaşamaması veya yumurtayla birleşememesi.
  2. Yeterli sperm üretilememesi.
  3. Boşalmada yaşanan problemler.
  4. İmmünolojik (bağışıklık sistemiyle ilgili) hastalıklar

 
Kısırlık Neden Olur?
 
A) Yumurtlama (Ovulasyon) Faktörü

Kısırlık tanısı konmuş hastaların %25’inde neden yumurtlamadır. Yumurtlama süreci yumurtalıklarınızın birinden olgun yumurtanın salınması olarak tanımlanabilir. Yumurtlama sonrası, yumurtalığınız progesteron adlı hormonu salgılar. Düzenli adet kanamalarınız varsa, büyük olasılıklayumurtlama sürecini düzenli yaşıyorsunuz anlamına gelir. Yumurtlama süreci yaşayan kadınlar genelde 24 ila 34 gün aralığında adet kanaması görürler. Birkaç ayda bir adet kanaması görüyor ya da hiç adet kanaması görmüyorsanız, yumurtlama süreci yaşamıyor veya düzensiz yaşıyorsunuz demektir.

Yumurtlamam olduğunu kendim anlayabilir miyim?

Cinsel ilişkiyi zamanlamak amaçlı, yumurtlama olmadan önce, yumurtlama günü tahmini etmek isterseniz, eczanelerde satılan yumurtlama (ovulasyon) setlerini kullanabilirsiniz. Bu setler idrar testi yapmaya yarayan kitler içerir. İdrar testi yumurtlama öncesi yükselen luteinleyici hormonu (LH) algılar. LH yükselmesi, yumurtalıklarınızın birinden yumurtanın salınmasını tetikler. Yumurtlama tahmin setleri LH yükselişini, yumurtlama öncesi 1 ila 1,5 gün öncesinden algılayabilir. Adetleriniz düzenliyse ve bu tip bir test kullanmaya karar verdiyseniz testi hergün aynı saatte yapmakta fayda vardır. Bunun için en uygun zaman sabah kalktıktan hemen sonradır.

Doktorunuz ultrason aracılığıyla yumurtlama sürecinizi değerlendirmek isteyebilir ama bu rutin bir uygulama değildir. Ultrasonda amaç yumurtalıklarınızın yumurta üretip üretmediğini görmektir. Foliküller içinde henüz olgunlaşmamış yumurtalar içeren sıvı dolu keselerdir. Ultrason aracılığıyla folikül gelişimi ve kaybolması görülür. Folikül parçalandığında yumurta salınmış olur.

B) Tüp Faktörü

KısırlıkDoğru çalışan ve içinde herhangi bir tıkanıklık olmayan fallop tüpleri hamile kalabilme için mutlaka gerekli olduğundan, tüplerde tıkanıklık olmadığına emin olmak gerekir. Tüler ve karın iç zarı ile ilişkili sorunlar, kısırlık problemlerinin %35’ni oluşturur.

Özel bir röntgen olan rahim filmi (histerosalpigogrfi, HSG) fallop tüplerini ve rahmi incelemek için uygulanabilir. HSG esnasında, rahim ağzınızdan enjekte edilen özel boya içeren sıvı, rahmi doldurarak, fallop tüplerine doğru ilerler. Sıvı, tüplerin sonundan akarsa, tüpler açıktır. Eğer sıvı akmazsa, tüpler tıkalıdır.

Tüplerim tıkalıysa ne yapmalıyım?

HSG sonucunda tüplerinizin tıkalı olduğu bulunursa, doktorunuz tüplerinizdeki problemi anlamak için laparoskopi yapabilir. Tüpleriniz tıkalı veya hasarlı ise, ameliyat bazen bu problemleri düzeltebilir. Tüp problemlerinin bazıları ameliyatla düzelebilse bile, tüplerinde ağır problem olan kadınlar için “tüp bebek” (IVF) tedavisi hamile kalmada en iyi seçenek olabilir. Problemli tüplere sıvı dolması-hidrosalpenks tüp bebek başarı şansını azalttığından, doktorunuz tüp bebek denemesi öncesi tüplerinizi çıkarmayı önerebilir.

C) Erkek Faktörü

Kısır çiftlerin %40’ında erkek, kısırlığın tek ya da ortak nedenlerinden biridir. Bu nedenle, ilk değerlendirme esnasında sperm analizi önemli ve gereklidir. Sperm analizi için eşinizin analizden en az 48 saat öncesine kadar sperm boşalması yaşamaması gereklidir. Eşiniz, boşalmadan beklediği en az 48 saat sonrası, masturbasyon yoluyla spermini bir kap içinde toplayacaktır. Daha sonra sperm örnekleri, mikroskop altında miktar, hareketlilik (motilite) ve görünüş/şekil (morfoloji) açıcısından incelenir. Sonuç anormal ise 2-6 ay aralığında 2-3 sperm analizi istenebilir. Çünkü sperm miktarı zamanla değişiklik gösterebilir. Analiniz sonucuna bağlı olarak başka tahliler de eşinizden istenebilir.

Sonuç problemli ise ne yapmalıyım?

Eğer eşinizin sperm analinizin sonucu normal olmayan bulgular içerirse, kendisinin androlog (erkek kısırlığı dalında uzmanlaşan üroloji dalı) bir uzmanı görmesi uygun olacaktır. Erkek kısırlığını tedavi, enfeksiyon nedeniyle antibiyotik tedavisi, varikosel (testis damarlarında genişleme veya varisleşme) varsa ameliyatla düzeltilmesi, kanal tıkanıklığı varsa ameliyatla düzeltilmesi veya sperm üretimini iyileştiren ilaç tedavisini kapsar. Bazı durumlarda düşük sperm kalitesi için hiçbir neden bulunmayabilir. O zaman rahimiçi yapay döllenme (intrauterin inseminasyon, IUI) veya tüp bebek (in vitro fertilizasyon, IVF) tedavileri tavsiye edilebilir. Yumurtaya direk sperm enjeksiyonu (intrasitoplasmik sperm enjeksiyonu, ICSI) yöntemi de önerilebilir.

D) Yaş Faktörü

Günümüzde birçok kadın eğitim ve/veya kariyer nedeniyle çocuk yapma kararını ertelemektedir. Son yıllarda 30’lu yaşlarının sonunda ya da 40’lı yaşlarda hamile kalan ve bebek sahibi olan kadın sayısı artmıştır. Siz de çocuk yapma kararını ertelediyseniz, 30’lu yaşların ortalarında doğurganlığınızın azalmaya başladığını 30’lu yaşların sonunda ise azalmanın hızlandığını fark etmeyebilirsiniz. Bazı kadınlar, doğurganlıkta azalmayı 20’li yaşların sonunda ve 30’lu yaşların başında bile yaşayabilirler.

Doğurganlık yaşla azalır, çünkü yumurtalıklarınızda daha az yumurta oluşur ve oluşan yumurta kalitesi erken yaşlara göre daha kötüdür. Yumurtalık rezervinizi değerlendirmeye yönelik kan testleri mevcuttur ve bu testler yaşa bağlı doğurganlık potansiyelinizi gösterir. Bu testlerin en basit şeklinde AMH adet gününden bağımsız olarak, FSH ve estradiol isimli hormon değerleri ise adetinizin 3. gününde kanda ölçülür. AMH değerlerinin normalden düşük olması ve yüksek FSH düzeyi, 35 yaş üzeri, ultrasonografide yumurta sayısının az olması hamile kalma ihtimalinizin daha az olduğunu gösterir. Bunlara bakarak kesin gebe kalmazsınız demek de doğru değildir, sonuç olarak sağlıklı tek yumurta dahi gebelik için yeterli olabilir.

İlerleyen yaşla birlikte kadınlarda kısırlık tedavisinde kullanılan ilaçlara yanıt azalırken, gebelik oluştuğunda düşük oranı artar. Kromozom bozuklukları olan embriyo gelişim (Down sendromu gibi) riski de artar. Yaşa bağlı hamile kalma  ve doğum yapabilme oranlarından dolayı, ilerleyen yaşla birlikte çiftlerin doğurganlık tedavisine daha erken başladıkları veya genç çiftlere göre daha hızlı sonıç veren tedavileri tercih ettikleri görülmüştür.

Yaşa bağlı kısırlığın tedavisinde doğurganlık ilaçları, aşılama ve tüp bebek (IVF) tedavileri kullanılabilir.

E) Rahim Faktörü

Rahim boşluğunu (embriyonun yapışıp geliştiği boşluk) incelemek için histerosalingografi-HSG –rahim filmi de uygulanabilir. HSG normalde fallop tüplerini incelemede kullanılırken, rahim boşluğunu da görüntülemede yararlıdır. Rahim ile ilgili potansiyel problemler, rahimdeki yapışıklıklar, polipler (rahim içi dokunun çıkıntı yaparak büyümesi), myomlar ve rahim boşluğunun anormal şekle sahip olması olabilir. Rahimdeki problemler, embriyonun rahme yapışmasını zorlaştırırken, düşük ihtimalini arttırır. Rahimde problemleri anlama ve düzeltmede ameliyat (çoğunlukla histeroskopi) gerekebilir.

Rahimdeki problemler salin infüzyon sonohisterografi (SHG) yoluyla da görülebilir. SHG, rahim ağzından rahme tuzlu su enjekte edilirken ultrassonografi yapılmasıdır. SHG’nin rahim filmi (HSG)’den farkı, hem rahim duvarını hem rahim boşluğunu aynı anda görüntüleme imkanı vermesidir. Bu açıdan bazı hastalarda artı yarar sağlayabilir.

F) Karın Zarı (Periton) Faktörü

Kısırlık - Karın Zarı FaktörüKarın zarına bağlı kısırlık, zardaki yapışıklıkları ve endometriozis gibi durumları kapsar . (Endometriozis normalda rahim içinde olan dokunun rahim dışında gelişmesidir. Bu doku yumurtalıklar dahil birçok yerde gelişebilir ve kısırlık sorunu yaşayan ve başka kısırlık problemi bulunmayan kadınların %35’inde görülür.

 
Kısırlık - Laparoskopik CerrahiLaparoskopi, yapışıklıkları ve endometriozisi teşhis ve tedavide kullanılan ameliyattır. Bu ameliyat çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Ameliyat esnasında adı laparoskop olan ışıklı, ince bir alet göbek deliğinin hemen altında açılan küçük bir kesiden sokulur. Dokturunuz, bu aletle karın boşluğunuza bakarken, yumurtalıklarınızı, tüplerinizi ve rahminizi inceler. Rahim ağzından enjekte edilen boyalı özel sıvı rahme giden yolun ve tüplerinizin açık olduğunu belirler. Bir ya da daha fazla sayıda kesiden sokulan diğer aletler yardımıyla doktorunuz iç üreme organlarını inceleyip, gerekirse müdahele edebilir.
 
Endometriozis, yapışıklıklar ve çikolata kisti (yumurtalıklardaki içi sıvı dolu keseler, tıbbi adıyla emdometrioma) gibi yumurtalık kistlerinin tedavisinde laparoskopik ameliyat uyulanmaktadır. Karın bölgesine açılan büyük bir kesiden yapılan ve yaklaşık 4- 6 hafta iyileşme süreci olan açık ameliyat, artık birçok durumda yerini kapalı ameliyata (laparoskopi) bırakmıştır. Bazı durumlarda hala laparotomi tercih edilse de, kısırlıkla ilgili konularda rutin bir ameliyat olmaktan çıkmıştır. Ameliyat gerektiren bir durumda, laparoskopinin uygunluğu, uzman doktorunuzla yapacağınız konuşma sonrası netleşecektir.

G) Açıklanamayan Kısırlık

Hamile kalmada zorluk çeken çiftlerin % 15-20’sinde, yukarıda bahsi geçen faktörlerin hepsi normaldir. Daha yüksek orandaki çiftlerde ise, kısırlığa yol açamayacak kadar ufak bulgular teşhis edilir. Bu durumlarda, kısırlık, ‘açıklanamayan infertilite’ olarak tanımlanır. Açıklanamayan kısırlığa sahip çiftler, yumurta kalitesi, tüp fonksiyonu veya sperm fonksiyonu gibi teşhis ve/veya tedavisi zor problemlere sahip olabilir. Doğurganlık tedavisinde kullanılan ilaçlar ve aşılama bu tür çiftlerde sınırlı başarı göstermiştir. Eğer 3 ila 6 tedavi denemesinden sonra hamilelik oluşmazsa, tüp bebek (IVF) önerilebilir.

Özetle…

Bazen kısırlığa yol açan nedenler kolayca teşhis ve tedavi edilir, ama bazen bu nedenleri bulmak zor olabilir. Tüm değerlendirmelerden sonra, doktorunuz değişik tedavi seçenekleri sonrası hamile kalma ihtimaliniz hakkında gerçekçi bilgi verebilecektir. Hangi yöntemi seçeceğiniz, eğer seçmek isterseniz, size kalmıştır. Yan etkiler, mali boyut, kısırlık tedavisinin arttırdığı çoğul gebelik (ikiz, üçüz vs.) riski ve tahmini başarı oranları seçimde önemli faktörlerdir. Tedaviye başlamadan önce, uzman doktorunuzla, uzun süreli bir program yapmak, tedaviyi sürdürmede ya da daha agresif bir tedaviye geçmede ya da denemeyi bırakmaya karar vermede önemlidir. Bazen denemeye ara vermek ve sonra tekrar başlamak yerinde bir karar olabilir. Günümüzdeki artan sayıda seçenek nedeniyle, ileri üreme teknojileri gibi, birçok kısır çift anne-baba olmanın sevincini yaşayabilmektedir.

 
 

Your browser is out of date. It has security vulnerabilities and may not display all features on this site and other sites.

Please update your browser using one of modern browsers (Google Chrome, Opera, Firefox, IE 10).

X